śrīḥ śrīmatē rāmānujāya namaḥ śrīmad varavaramunayē namaḥ śrī vānācala mahāmunayē namaḥ

Tirunakṣatram’ı: Āṇi, Svāti
Avatārasthalam’ı: Śrīvilliputtūr
Ācāryan’ı: Viṣvaksenar
Eserleri: Tiruppallāṇḍu, Periyāḻvār Tirumoḻi
Paramapadam’a Erdiği Yer: Tirumāliruñcōlai
Periyavāccān Piḷḷai, Tiruppallāṇḍu’ya yazdığı Vyākhyāna Avatārikai’de (giriş) Periyāḻvār’ın yüceliğinden bahseder. Periyāḻvār’ın bu dünyaya gelişinin amacının acı çeken jīvātmā’ları saṃsāra’dan kurtarmak olduğunu belirtir. Periyāḻvār, Emperumān’ın merhametiyle O’na karşı sahaja dāsyam’a (doğal hizmetkarlığa) sahiptir. Yaşamını kaiṅkaryam’da (Bhagavān’a hizmetlerde) bulunarak geçirmek ister ve śāstra’yı inceleyerek en iyi kaiṅkaryam’ın ne olduğunu bulmak ister. Śrī Kṛṣṇa’nın Kendisi Mathurā’da bir mālākārar’ın (çelenk yapan birinin) evine girer — mālākārar O’na en iyi çelengi sevgi ve adanmışlıkla sunduğunda Kaṇṇan Emperumān bundan çok mutlu olur ve büyük bir sevinçle onu boynuna geçirir. Bunu öğrenen Periyāḻvār, çelenk yapmanın Emperumān için en hoş hizmet olduğuna karar verir. Bunun üzerine taze çiçek tohumlarıyla bir bahçe eker, onları güzelce yetiştirir ve her gün Śrīvilliputtūr Emperumān’ına taze çiçeklerden bir çelenk yapıp büyük sevgiyle sunar.
Periyāḻvār ile diğer Āḻvār’lar arasında büyük bir fark vardır. Diğer Āḻvār’lar kendi arzularını (yani Emperumān’a sonsuza dek hizmet etmeyi) yerine getirmek isterler. Ancak Periyāḻvār, kendi arzuları pahasına bile olsa, sadece Emperumān’ın arzularını (yani acı çeken jīvātmā’ları Paramapadam’da ebediyen O’nunla birlikte olmaları üzere yanına almayı) yerine getirmeye odaklanmıştır. Öbür Āḻvār’lar Īśvaran’ın koruyucu, kendilerinin de korunan olduklarını düşünüp tüm korkularından arınmışlardır. Ama Periyāḻvār tam tersine Emperumān’ı korunan, kendisini de O’nu koruyan olarak düşünmüştür. Piḷḷai Lokācāryar ve Māmuniɡaḷ bir sonraki kısımlarda göreceğimiz gibi bunu güzel sözlerle açığa kavuşturmuşlardır.
Benzer şekilde, Periyāḻvār’ın Tiruppallāṇḍu eseri de diğer Divya Prabandham’lardan daha çok övgüye mazhar görülmüştür. Diğer Prabandham’lar Vedānta’ya dair bir çok karmaşık konuyu ele alırken, Tiruppallāṇḍu sadece Emperumān’a maṅgalāśāsanam sunmaya odaklanmıştır. Öbür Prabandham’lar daha uzunken, Tiruppallāṇḍu daha net ve kısadır — sadece 12 pāsuram’da bile tüm hayati ilkeler açıklanmıştır.
Piḷḷai Lokācāryar, Śrīvacana Bhūṣaṇa Divya Śāstram’da, bir siddhōpāya niṣṭhar’ın (tamamen Bhagavān’a teslim olmuş, O’nu hem araç hem de amaç olarak bilen birinin) günlük aktivitelerini (dinacaryai) ele alırken maṅgalāśāsanam’dan bahseder.
Maṅgalāśāsanam, birinin iyiliğini arzulamak, bunun için dua etmek anlamına gelir. Āḻvār’lar hep Emperumān’ın iyiliğini düşünürler. Ancak Piḷḷai Lokācāryar, Periyāḻvār’a bu yöndeki bağlılığının öbürlerinden çok daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Bu yazımızda sadece Periyāḻvār ve Śrī Bhāṣyakārar’ın (Rāmānuja) görkeminden bahseden 255. sūtram’ı ele alalım:
allāttavargaḷaip pōlē kēṭkiṟavargaḷuḍaiyavum, collukiṟavargaḷuṭaiyavum tanimaiyaic tavirkkaiyaṉrikkē āḷumāḷār eṅkiṟavaṉuḍaiya tanimaiyaic tavirkkaikkāgavāyiṟṟu bhāṣyakārarum ivarum upatēcippatu.
Diğer Āḻvār ve Ācārya’lara kıyasla Periyāḻvār ve Bhāṣyakārar, Emperumān’ın yalnızlığını gidermek için jīvātmā’lara śāstra’nın anlamlarını açıklayıp onların Emperumān’a maṅgalāśāsanam’larını sunmalarını sağlarlar. (Emperumān doğal olarak herkesin O’nunla birlikte olmasını ve O’na hizmette bulunmasını ister — nasıl ki bir anne veya baba tek bir çocuğu bile onunla olmadığında mutlu hissetmez, Emperumān da tek bir jīvātmā bile O’ndan uzak kaldığında bundan hoşnut olmaz.) Asıl amaç ne öğretenin ne de öğrenenin yalnızlığını gidermektir. Hatta jīvātmā’nın bile kurtuluşu değil — Emperumān’ın jīvātmā’yı doğal konumunda (yani yanında, O’na hizmette, sonsuz mutlulukta) görme arzusunu yerine getirmektir.
Māmuniɡaḷ, bu sūtram’a yazdığı vyākhyānam’da Āḻvār’ın Emperumān’ın narin kişiliğini ve O’nun gibi bu denli kalbi yumuşak olan birinin jīvātmā’lardan ayrı kalmaya dayanamadığını bildiği için tamamen bu amaca odaklandığını belirtmiştir. Aynı zamanda; Piḷḷai Lokācāryar’ın ‘Emperumānār’ veya ‘Rāmānujar’ gibi isimler yerine ‘Bhāṣyakārar’ unvanını tercih etmesinin tesadüf olmadığını; çünkü bu isimle Bhagavad Rāmānuja’nın Śrībhāṣyam yoluyla Vedānta’nın gerçek anlamını açıkladığının ve bu özün de tamamen Emperumān’ın mutluluğuna odaklanmaktan ibaret olduğunun vurgulandığını belirtmiştir.
Māmuniɡaḷ, Upadeśa Ratna Mālai eserinde de Periyāḻvār’ı birbirini takip eden 5 pāsuramda yüceltmiştir:
- 16. pāsuramda: Kendi kalbine Āṇi Svāti gününün görkemli bir gün olduğunu, çünkü o gün Tiruppallāṇḍu’yu söyleyerek bize lütuflar getiren Paṭṭarpirān’ın (Periyāḻvār) bu dünyaya gelmiş olduğunu söyler.
- 17. pāsuramda: Kalbine tüm cihanda Periyāḻvār’ın dünyaya geldiği gün olan Āṇi Svāti’nin görkemlerini duyunca mutlu olan jñāni’lere eşit kimsenin olmadığını düşünmesini emreder.
- 18. pāsuramda: Periyāḻvār’ın Emperumān’a maṅgalāśāsanam’larını sunma arzusunun diğer Āḻvār’lara kıyasla çok daha büyük olduğunu, O’na olan aşırı sevgisinden dolayı Periyāḻvār (‘Büyük Āḻvār’) olarak tanındığını belirtir.
- 19. pāsuramda: (Kusursuz olan, yani karma/jñāna/bhakti gibi diğer yollara başvurmayıp sadece Emperumān’a bel bağlamış olan) Āḻvār’ların (yine kusursuz olan, yani Emperumān dışında hiçbir konuya değinmeyen) tüm pāsuramları arasında Tiruppallāṇḍu’nun en önde gelen olduğunu söyler. Tıpkı Praṇavam’ın Saṃskṛta Veda’nın önde gelen özü olduğu gibi, Tiruppallāṇḍu da maṅgalāśāsanam’ı konu edindiğinden Drāviḍa Veda’nın (Divya Prabandham) özüdür.
- 20. pāsuramda: Māmuniɡaḷ kalbine “Tüm pramāṇa’ları (kaynakları) araştırıp Tiruppallāṇḍu’dan üstün bir eser, tüm Āḻvār’ları inceleyip Periyāḻvār’dan üstün bir Āḻvār bulabilecek misin?” diye sorar.
Periyāḻvār’ın bir diğer özel yanı da kızı Āṇḍāḷ’ı Kendisiyle evlendirerek Periya Perumāḷ’ın kayınpederi olmasıdır. Onun bu yüceliğini akılda tutarak caritram’ını öğrenelim.
Periyāḻvār, Veda’da uzman olan birçok alimin yaşadığı Śrīvilliputtūr’da, Āṇi Svāti gününde doğar. Ebeveynleri ona (‘her daim Viṣṇu’yu düşünen’ anlamına gelen) “Viṣṇucittar” ismini verir. Vedātmā (Veda’ya vücudu olarak sahip olan) diye bilinen ve hep Nārāyaṇan’ın nilüfer ayaklarını tutan (ve böylece O’nun en üstün olduğunu gösteren) Garuḍan gibi paratattva nirūpaṇam’da (Śrīman Nārāyaṇa’nın en üstün hakikat olduğunu göstermekte) bulunmuş olduğu için Garuḍāḻvār’ın bir aṃśam’ı olarak kabul edilir. (Her ne kadar Āḻvār’lar önceden saṃsāra’da olan ve Emperumān’ın lütuflarıyla hakiki bilgiye ulaşan jīvātmā’lar olsalar da.)
Tıpkı Prahlādan’ın anne karnında bhagavad-bhakti ile doğması gibi, Āḻvār da doğumu esnasında Śrīvilliputtūr’daki Emperumān ‘Vaṭapatraśāyī’ tarafından kutsanır. Śāstra’da “na akiñcit kurvataś śeṣatvam” yani “Eğer biri en azından küçük bir hizmette bile bulunmuyorsa, o kişinin śēṣatvam’ı (Bhagavān’a olan hizmetkarlığı) yoktur.” denmiştir. O da Emperumān’ın mutluluğu için hizmetlerde bulunması gerektiğini düşünerek tüm Purāṇa’ları vs. araştırır. Sarveśvara’nın Mathurā kentinde Kṛṣṇa olarak dünyaya geldiğini anlar. Bir śloka’da söylendiği gibi:
eṣa nārāyaṇaḥ śrīmān kṣīrārṇava-niketanaḥ |
nāga-paryaṅkam utsṛjya hy āgato mathurāṁ purīm ||
“Kṣīrābdhi’de uzanan Śrīman Nārāyaṇa, yatağı Ādiśeṣa’dan vazgeçip Mathurā’ya Kṛṣṇa olarak gelmiştir.”
Nammāḻvār da şöyle söyler: “maṇṇiṉ bhāram nīkkudaṟkē vaḍamaturaip piṟandāṉ” yani “Kaṇṇan Emperumān, Bhūdevī’nin (dünyanın) acılarını teselli etmek için Mathurā’da dünyaya gelmiştir.”
Mahābhārata’da da ebedi olan Bhagavān’ın Kaṇṇan Emperumān olarak bu dünyaya geldiği, dharma’yı ihya etmek, sādhu’ları (temiz kalpli bilge kişileri) korumak ve kötü niyetli kişileri yok etmek için Dvārakā’yı mesken edindiği söylenmiştir. Bu Emperumān, güzelliği dillere destan olmuş Devakī’nin oğlu olarak bu dünyaya gelmiş ve en güzel Yaśodhai tarafından yetiştirilmiştir. Nityasūri’lerin yaptığı eşsiz çelenklerin boynunu süslediği Kṛṣṇa, Kaṃsa için çalışan mālākārar’a gider ve ondan birkaç çelenk arzular. Kaṇṇan Emperumān’ın bizzat onu ziyaret etmesinden mutlu olan mālākārar, O’nu mutlu kılmak için en taze ve en iyi çiçeklerden bir çelenk takdim eder. Bu olayı öğrenen Periyāḻvār, Emperumān’a en hoş hizmetin O’na sevgiyle hazırlanmış çelenkler sunmak olduğuna kanaat getirir. Bunun üzerine Śrīvilliputtūr’un Vaṭapatraśāyī Emperumān’ına her gün çelenkler sunmaya başlar.
O sırada, üzerinde balık arması olan bayrağını kutsal Meru dağına dikmiş olan Pāṇḍya kralının soyundan gelen Śrī Vallabha Deva isimli bir kral, Madurai kentinden Pāṇḍya krallığını çok erdemli bir şekilde yönetmektedir. Bir gece krallığın asayişini kontrol etmek amacıyla kılık değiştirmiş halde sokakları turlarken birinin evinin önünde oturan bir brāhmaṇa’yı fark eder. Kral ona kim olduğunu ve nereden geldiğini sorar. Brāhmaṇa da bir brāhmaṇa olduğunu, Gaṅgā snānam’ı yerine getirdikten sonra Ganj nehrinden döndüğünü söyler. Kral bunun üzerine ondan eğer biliyorsa herhangi bir śloka’yı okumasını rica eder. O da ilerideki śloka’yı okur:
varṣārtham aṣṭau prayateta māsān niśārtham artham divasaṁ yateta |
vārdhakya-hetor vayasā navena paratra hetor iha janmanā ca ||
“İnsanlar yılın 8 ayı çalışırlar ki kalan 4 yağışlı ayda rahat etsinler; gündüz çalışırlar ki gece rahat etmek için; gençken de yaşlanınca rahat etmek için çok çalışırlar. Aynı şekilde bu yaşamda da, öbür yaşamımızda rahat etmek için çok çalışmalıyız.”
Kral bunu duyunca şimdiki yaşamında maddi servete ve konforlara sahip olduğu için güvende olduğunu düşünür, fakat öbür yaşamının nasıl olacağından, ne yapılması gerektiğinden emin değildir. Bunun üzerine purohita’sına (saray alimine) gidip en üstün Tanrı’nın kim olduğunun nasıl belirlenebileceğini, bu yaşamdan sonra O’na nasıl ulaşılabileceğini sorar. Śrīman Nārāyaṇa’nın büyük bir adanmışı olan Selva Nambi de tüm alimleri çağırıp Vedānta’ya göre en üstün varlığın kim olduğunu belirlemek gerektiğini söyler. Āpastamba Dharma Sūtra’da “Dharmajña-samayaḥ pramāṇaṁ vedāśca” yani “Veda’yı bilen kişilerin yaptıkları asıl bilgi kaynağıdır, Veda ise ikinci kaynaktır.” diye geçen önemli ilke doğrultusunda hakikati belirlemek için alimleri çağırır. Kral da içinde büyük bir servet dolu bir keseyi hakikati belirleyecek alimin ödülü olarak hazırlatıp süslenmiş tavana asar. Sarayında bir münazara gerçekleştirmek üzere bölgenin dört bir yanından alimler çağırır.
Śrīvilliputtūr’un Vaṭapatraśāyī Emperumān’ı da Periyāḻvār yoluyla (Vedānta’da gösterilmiş olduğu gibi) Hakikatini göstererek saṃsāri’leri kurtarmak istediği için rüyasına girer ve Āḻvār’ın oraya gidip ödülü getirmesini emreder. Āḻvār Emperumān’a ödülün Vedānta yoluyla Emperumān’ın Hakikatini gösteren kişiye verileceğini belirtir. Büyük bir tevazuyla “Ben nasıl oraya bahçede çalışmaktan nasır tutmuş bu ellerle gidebilirim?” diye sorar (ve böylece kendisinin büyük bir alim olmadığını ifade eder). Emperumān ısrarcı olup “Ne gerekirse Ben sağlayacağım, çünkü Ben Veda’yı ve onun anlamlarını gerektiği şekilde açığa çıkaranım.” der. “brāhme muhūrtē ca utthāya” yani “kişi (saat 4 sularındaki) brahma-muhūrta’da uyanmalıdır” diyen śāstra’nın emirlerine uyarak erken uyanan Āḻvār gördüğü kutsal rüyayı hatırlar, nityānuṣṭhānam’larını (günlük rutin tapınmalarını) yerine getirir ve kralın Madurai’deki sarayına doğru yol alır. Saraya vardığında kral ve Selva Nambi bir brāhmaṇōttama (brāhmaṇa’ların en üstünü) olan Āḻvār’ı nezaketle karşılayıp saygılarını sunarlar. Yerli alimler krala Āḻvār’ın pek de bilgi sahibi olmadığını söylerler — fakat kral ve Selva Nambi zaten Āḻvār’ın yaptığı kaiṅkaryam’ları ve Vaṭapatraśāyī Emperumān’a ne kadar kalpten adanmış olduğunu bildikleri için ona büyük saygı gösterirler ve ondan en üstün tanrının Vedānta’ya göre kim olduğunu açıkça belirlemesini isterler. O an Emperumān’ın kutsal merhameti sayesinde Periyāḻvār Veda, Vedānta, Itihāsa, Purāṇa ve diğer kaynakların hepsinin özüne hakim olup gerekli olan tüm kısımları kendiliğinden bilir. Tıpkı Śrī Vālmīki Bhagavān’a Brahmā’nın merhametiyle tüm bilginin bahşedilmesi veya Dhruva’nın Emperumān’ın Pāñcajanya’sı (deniz kabuğu) ona dokunduğunda hakikati görmüş olması gibi Periyāḻvār da Emperumān’ın koşulsuz merhametiyle śāstra’nın özünün Śrīman Nārāyaṇa’nın paratvam’ı (en üstün oluşu) olduğunu görmüştür. Emperumān’ın paratvam’ı ileride gösterildiği gibi anlaşılabilir:
samasta-śabda-mūlatvād akārasya svabhāvataḥ |
samasta-vācya-mūlatvād brahmaṇo’pi svabhāvataḥ |
vācyavācaka-sambandhas tayor arthāt pradīyate ||
“Tüm sesler akāram’dan (A harfi) gelir. Bu seslerin anlamlarının (veya işaret ettikleri nesnelerin) tümü doğal olarak Brahman’dan gelir. Bu śloka yoluyla akāram ve Brahman arasındaki ilişkinin de doğal olduğu anlaşılabilir.”
Gītācāryan’ın Kendisi (Śrī Kṛṣṇa) de Bhagavad Gītā’da “akṣarāṇām akāro’smi”, yani “Ben harflerden A harfiyim” demiştir.
“akāro viṣṇu-vācakaḥ” yani “Akāram Viṣṇu’yu temsil eder.” denmiştir — bu da Śrīman Nārāyaṇa’nın en üstün varlık olduğunu gösterir.
Taittirīya Upaniṣad, Śrīman Nārāyaṇa’nın önde gelen niteliklerini şöyle sıralar:
yato vā imāni bhūtāni jāyante, yena jātāni jīvanti, yat prayanty abhisaṃviśanti, tad vijijñāsasva, tad brahmeti.
“Kendisinden bütün bu varlıkların (evrenin ve canlıların) doğduğu, her daim onların varlığını sürdüren ve yok oluşta yine her şeyin Kendisine dönüp katıldığı, mokṣa’da (nihai kurtuluşta) ruhların Kendisine vardığı O Varlığı bil; işte O, Brahman’dır.”
Böylece jagat-kāraṇatvam (evrenin sebebi olma), mumukṣu-upāsyatvam (mokṣa’ya ermek isteyenlerin ibadet ettikleri varlık olma) ve mokṣa-pradatvam (jīvātmā’yı mokṣa ile lütuflandırmaya muktedir olma) en yüce varlığın (Brahman) önde gelen özellikleri arasında yer alır.
Viṣṇu Purāṇam’da geçen bir śloka’da görüldüğü gibi aslında bu özelliklerin tümü Śrīman Nārāyaṇa’ya özgüdür:
viṣṇoḥ sakāśād udbhūtaṁ jagat tatraiva ca sthitam |
sthiti-saṃyama-kartāsau jagato’sya jagacca saḥ ||
“Tüm bu evren Viṣṇu’dan doğmuştur, pralaya’da (yani yıkımda ortada hiçbir şey kalmamışken) da her şey nihayet O’nda sığınak bulur. Bu evreni sürdüren, koruyan ve yok eden de O’dur. Hatta evrenin tümü O’nun bedenidir.”
Benzer bir şekilde Varāha Purāṇam da Viṣṇu’nun paratvam’ını belirler:
nārāyaṇāt paro devo na bhūto na bhaviṣyati |
etat rahasyaṁ vedānāṁ purāṇānāṁ ca sammatam ||
“Ne geçmişte ne de günümüzde Nārāyaṇa’dan üstün bir varlık olmamıştır, hiçbir zaman da olmayacaktır.” Veda’ların en büyük sırrı budur ve aynısını Purāṇa’lar da kabul etmiştir.
Nāradīya Purāṇam bunu çarpıcı bir şekilde dile getirir:
satyaṁ satyaṁ punas satyam uddhṛtya bhujam ucyate |
veda śāstrāt paraṁ nāsti na daivaṁ keśavāt param ||
“Tekrar, tekrar ve tekrar kollarımı havaya kaldırarak ilan ederim ki; Keśava’dan başka bir ilah, Veda’dan üstün bir śāstra (kutsal metin) yoktur.”
Periyāḻvār Śruti, Smṛti, Itihāsa, Purāṇa gibi kaynaklardan bunlar gibi birçok pramāṇa’yı kullanarak Śrīman Nārāyaṇa’nın paratvam’ını açıkça kanıtlamış oldu. Bunun üzerine servetin içinde olduğu kese kendiliğinden aşağı düşer ve Periyāḻvār ödülünü almış olur.
Periyāḻvār’ı reddeden alimler, kral ve diğer herkes buna tanık oldukları için sevinçle dolup ona saygılarını sunarlar. Herkes Periyāḻvār’ın Vedānta’nın özünü merhametli bir şekilde ve açıkça ortaya çıkardığını ilan eder ve büyük bir coşkuyla onu uğurlamak için hazırlık yapar. Periyāḻvār’ın süslenmiş bir tören filinin üstüne binmesini rica ederler. Bir yanında alimler ellerinde chatram (şemsiye), cāmaram (yelpaze) ve diğer gereçlerle ona eşlik edip “Veda’nın asıl anlamını gösteren o emin zat çok yaşasın!” diye haykırırlar. Kral Śrī Vallabha Deva, Periyāḻvār’ı “alimlere en değerli bilgileri vererek büyük iyilik yapan” manasına gelen “Paṭṭarpirān” unvanıyla onurlandırır. Kralla birlikte herkes uğurlama törenine katılır ve her yerde büyük bir şenlik vardır.

Paramapadānāthan (Śrīman Nārāyaṇa) tüm bunları görünce, bir anne veya babanın oğlunun şereflendirildiği bir etkinliği görmek istemesi misali Kendisi de törene katılmak ister. Kutsal Hanımı Śrī Mahālakṣmī ile birlikte (ki Śrīyaḥpatitvam yani Pirāṭṭi’nin eşi oluşu O’nun asıl özelliğidir) ihtişamlı Garuḍāḻvān’a biner. Ellerinde Pāñcajanya ve Sudarśanāḻvān ile birlikte Emperumān gökte belirir. Āḻvār ve Emperumān’ı birlikte görmek isteyen bu dünyanın Brahmā, Rudra, Indra gibi tüm devatā’ları da eşleri ve hizmetkarları ile birlikte hemen oraya gelirler. Periyāḻvār, Emperumān’ı görünce — gerçekleşen kutlamalardan ya da Emperumān’ın onu görmeye gelişinden gurur duymak yerine derhal bu zorlu saṃsāra’ya (acılarla dolu dünyaya) inmiş olduğundan Emperumān için endişelenmeye başlar. Periyāḻvār zaten ilahi hakikatle şereflendirilmiş olduğundan Śrīman Nārāyaṇa’nın sarvajña (her şeyi bilen) ve sarvaśakta (her şeye gücü yeten) olduğunu, hiçbir şeyin veya kimsenin O’nu alt edemeyeceğini bilir. Buna rağmen O’na olan sonsuz sevgisinden dolayı Emperumān’ın narin doğasını düşünüp endişelenmeye başlar. Śāstra’da; Emperumān’ın divya-maṅgala vigraham’ının (kutsal ve tapılmaya layık bedeninin) ‘pañcopaniṣad’dan (beş yüce ilkeden) oluştuğu; asura ve rākṣasa’lar bir yana, Brahmā ile Rudra gibi devatā’ların bile erişemediği Paramapadam’da nityasūri’ler tarafından daima tadına varıldığı ifade edilir. Fakat bu esnada Emperumān, o ilahi meskeninden ayrılıp cahil ve kötü kalpli kişilerle dolu olan, hatta bu yugam’da Kali (bir asura) tarafından yönetilen maddi dünyaya inmiştir. Āḻvār bunun üzerine “Emperumān bu dünyaya geldiği için belki de birilerinin nazarına (dṛṣṭi) uğrayabilir, bu yüzden O’nun sıhhati için dua etmeliyiz.” diye düşünür. Onu taşıyan filin boynundaki zili eline alıp hemen Bhagavān’a maṅgalāśāsanam’lar sunan ‘Tiruppallāṇḍu’yu söylemeye başlar. Āḻvār, sınırsız sevgisinden Emperumān’a olan kendi muhtaçlığını, Emperumān’ın bağımsız ve her şeye muktedir oluşunu unutur. Kendisiyle birlikte (ister aiśvaryārthī – maddi ilerleme arzulayan, ister kaivalyārthī – sadece ruhu/ātmā’yı tecrübe etmek isteyen, ister bhagavad-caraṇārthī – Emperumān’a ebediyen hizmet etmeyi amaç bilen olsun) herkesi Bhagavān’a maṅgalāśāsanam sunmaya çağırır. Śrīman Nārāyaṇa bu kutlamalardan sonra sevinçle hanesine döner.
Ardından Periyāḻvār kralı kutsar ve kral tarafından onurlandırılır. Āḻvār, Vaṭapatraśāyī’ye hizmetlerini kaldığı yerden sürdürmek ister — Śrīvilliputtūr’a döner. Kralın ona verdiği tüm serveti orada Emperumān’a sunar.
Manu Smṛti’de:
trayo evādhanā rājan bhāryā dāsas tathā sutaḥ |
yat te samadhigacchanti yasyaite tasya tad dhanam ||
Yani bir hanımın, hizmetkarın veya oğlun hiçbir şeye sahip olmadığı, onların kazandıkları servetin sahibinin onları koruyan kişi (koca, efendi veya baba) olduğu söylenmiştir.
Bu śloka’nın asıl anlamını bilen Periyāḻvār, kazandığı serveti Efendisi Vaṭapatraśāyī’ye götürüp O’na “Bunların hepsi Senin merhametinle elde edildi — öyleyse sahibi de Sensindir.” der. Böylece büyük servetten bile feragat edip her zamanki mütevazı kaiṅkaryam’ına, yani Bhagavān’a taze çelenkler yapıp sunmaya geri döner. Böylece Śrī Mālākārar nasıl Kṛṣṇa’ya çelenk sunup O’nu yüceltmişse, Periyāḻvār da aynısını yapar. Kaṇṇan Emperumān’ın doğumundan çocukluk yıllarına kadarki kutsal aktivitelerine son derece bağlanan Periyāḻvār, (Bhagavān’ın mukaddes annesi) Yaśodhai’nin bhāvam’ına (ruh haline) bürünür. Böylece Emperumān’ın sauśīlyam (yüce gönüllülüğü) ve saulabhyam’ının (kolayca erişilebilir olmasının) tadına varır. Kalbinde dolup taşan bu bhāvam, bizi mukaddes ‘Periyāḻvār Tirumoḻi’ prabandham’ıyla lütuflandırmıştır. Sürekli Śrīyaḥpati’yi düşünen Periyāḻvār, śiṣya’larını (öğrencilerini) ve ona sığınan tüm abhimāni’lerini (duacılarını) yetiştirip kurtarmış, dünyadaki herkese merhamet etmiştir.
Periyāḻvār’ın yaşamının kalan kısmına Āṇḍāḷ’ı konu alan yazımızda devam edeceğiz.
Periyāḻvār’ın Taniyan’ı
gurumukham anadhītya prāha vedān aśeṣān |
narapati-pariklṛptaṁ śulkam ādātu-kāmaḥ ||
śvaśuram amara-vandyaṁ raṅganāthasya sākṣāt |
dvijakula-tilakaṁ viṣṇucittaṁ namāmi ||
“Bir Guru’dan doğrudan işitmediği halde Vedaların özünü (Bhagavān’ın lütfuyla eriştiği kusursuz bilgi sayesinde) eksiksiz kavrayıp açıklayan; Pāṇḍya Kralı’nın sunduğu altın kesesini ödül olarak kazanan; (Āṇḍāḷ’ın babası olduğu için) bizzat Raṅganātha’nın kayınpederi olan Brāhmaṇa’ların önderi Viṣṇucitta’ya (Periyāḻvār) saygıyla eğilirim.”
Āḻvār’ın arcāvatāra anubhavam’ı için “http://ponnadi.blogspot.in/2012/10/archavathara-anubhavam-periyazhwar.html.” yazısına göz atabilirsiniz.
— Orijinali Sri Sarathy Svami’nin lütfudur: https://acharyas.koyil.org/index.php/2013/01/20/periyazhwar-english/
adiyen raghava ramanuja dasan
Kaynaklar: Vyākhyānam’lar, 6000 Paḍi Guru Paramparā Prabhāvam, Periya Tirumuḍi Aḍaivu
Prameyam (hedefimiz) – https://koyil.org
Pramāṇam (kutsal metinlerimiz) – http://granthams.koyil.org
Pramāthā (hocalarımız) – https://acharyas.koyil.org
Śrīvaiṣṇava eğitim/çocuk portalı – http://pillai.koyil.org