Parāśara Bhaṭṭar

śrīḥ śrīmate śatakopāya namaḥ śrīmate rāmānujāya namaḥ śrīmad varavaramunaye namaḥ śrī vānācala mahāmunaye namaḥ

Guru Paramparai

<< Embār (Śrī Govindācārya)

Bir önceki yazımızda (https://acharyas.koyil.org/index.php/2025/12/27/embar-turkish/) Embār’ın vaibhavam’ından bahsetmiştik. Şimdi Ōrāṇvaḻi Guru Paramparā’mızın bir sonraki Ācāryan’ına geçeceğiz.

Tiruvaḍi’sinde (kutsal ayaklarında) śiṣya’sı Nañjīyar’la birlikte Parāśara Bhaṭṭar – Śrīraṅgam

Tirunakṣatram’ı: Vaikāśi, Anuṣam

Avatārasthalam’ı: Śrīraṅgam

Ācāryan’ı: Embār

Śiṣya’ları: Nañjīyar

Paramapadam’a erdiği yer: Śrīraṅgam

Eserleri: Aṣṭaślōkī, Śrīraṅgarāja Stavam, Śrīguṇaratnakōśam, Bhagavadguṇadarpaṇam (Viṣṇusahasranāma Vyākhyānam), Śrīraṅgarāja Stōtram

Parāśara Bhaṭṭar, Kūrattāḻvān ve Āṇḍāḷ Ammaṅgār’ın görkemli evladıdır. Kendisi ve kardeşi Vēda Vyāsa Bhaṭṭar, anneleri Āṇḍāḷ’ın onurlandırdığı prasādam’dan (Śrīraṅganāthan’a sunulan yemeklerin kalanlarını tüketmesiyle) doğmuşlardır.

Bir akşam Āḻvān ve Āṇḍāḷ o gün herhangi bir prasādam tüketmemiş halde, aç uzanmaktadır (Āḻvān uñchavṛtti yapmakta, yani sadece hasattan sonra tarlalarda arta kalan tahılları tüketmekte ve o gün herhangi bir tahıl bulamadığı için oruçlu kalmaktaydı). O sırada Śrīraṅgam tapınağından Bhagavān’a yemekler sunulduğunda çalınan naivēdyam çanının sesi gelir. Bunun üzerine Āṇḍāḷ Emperumān’a, “Burada Senin saf hizmetkarın Āḻvān’ın prasādam’ı yokken Sen orada güzel bhōgam’ların tadını çıkarıyorsun.” der.

Bunu anlayan Periya Perumāḷ, Uttama Nambi aracılığıyla Āḻvān ve Āṇḍāḷ’a süslü bir şekilde hemen prasādam’ını gönderir. Tapınaktan onlara prasādam’ın geldiğini gören Āḻvān şaşkınlıkla kalır. Hemen Āṇḍāḷ’a dönüp Emperumān’a şikayette mi bulunduğunu sorar, Āṇḍāḷ da bunu itiraf eder. Āḻvān Emperumān’ı prasādam için rahatsız ettiğine üzülür. Sadece iki avuç prasādam kabul edip birazını tüketir ve gerisini saygıdeğer hanımı Āṇḍāḷ’a verir. Bu iki avuç prasādam akabinde onları iki güzel çocukla kutsar.

Embār, onları korumak için hem Parāśara hem de Vēda Vyāsa Bhaṭṭar’ın kulaklarına onlar daha 11 günlükken Dvaya Mahā Mantram’ı okur. Bunun üzerine Emperumānār (Rāmānuja), Embār’ı onların Ācāryan’ı ilan eder. Emperumānār aynı zamanda Kūrattāḻvān’a Parāśara Bhaṭṭar’ı Periya Perumāḷ’a (Tanrı’ya) evlatlık olarak vermesini buyurur, Āḻvān da kabul eder. Śrīraṅga Nācciyār (Raṅganāyakī, Emperumān’ın kutsal Hanımı) bizzat kendi tapınağında küçük yaştan itibaren Bhaṭṭar’ı yetiştirir.

Küçükken Bhaṭṭar bir seferinde maṅgalāśāsanam etmek (maṅgalāśāsanam, Tanrı’nın mutluluğu ve iyiliğini istemek, O’nu kutsamaktır) için Periya Kōyil’e gider. Bhaṭṭar Periya Perumāḷ’a tapıp dışarı çıktıktan sonra onu gören Emperumānār (Rāmānujā), yanındaki Anantāḻvān’a ve diğer Śrīvaiṣṇava’lara kendisini nasıl görüyorlarsa Bhaṭṭar’ı da aynı görmelerini buyurur.

Bhaṭṭar çocukluğundan beri bir dahiydi. Bunu kanıtlayan birçok olay vardır:

  • Bir seferinde Bhaṭṭar sokakta oynarken Sarvajña Bhaṭṭan diye bilinen bir alimin tahtırevanda taşınır halde geldiğini görür. Tanrı’nın kutsal toprağı Śrīraṅgam’da birinin tahtırevanla gezdiğine şaşıran Bhaṭṭar doğrudan ona yaklaşır ve münazarada meydan okur. Sarvajña Bhaṭṭan, Bhaṭṭar’ı sadece bir çocuk diye düşünüp hafife alır ve ne sormak istiyorsa sormasını, o ne sorarsa cevaplayacağını söyler. Bhaṭṭar bunun üzerine yerden bir avuç kum alır ve elinde ne kadar kum olduğunu sorar. Sarvajña Bhaṭṭan cevapsız kalır, “bilmiyorum” der. Bhaṭṭar ise eğer sadece “bir avuç (kum)” deseydi sorunun yanıtlanmış olacağını söyler. Bhaṭṭar’ın dehasına şaşıran Sarvajña Bhaṭṭan hemen tahtırevandan aşağı inip Bhaṭṭar’ı ebeveynlerine taşır ve onu metheder.
  • Henüz çok küçükken gurukulam’da eğitim gördüğü zamanlarda Bhaṭṭar sokakta oynardı. Bir seferinde Āḻvān gelip neden derse katılmayıp sokakta oynadığını sorar. Bhaṭṭar, “Her gün aynı sandai‘yi (ezberi) tekrar tekrar öğretiyorlar,” der. Genelde aynı sandai 15 güne yakın tekrar edilir, ama Bhaṭṭar ilk günden her şeyi ezberlerdi. Āḻvān bunun üzerine onu bir pāsuram’la sınar ve Bhaṭṭar bu pāsuram’ı kolayca okur.
  • Bir seferinde Āḻvān Tiruvāymoḻi’de geçen “Neḍumāṟkaḍimaipadigam’ını ona öğretirken “ciṟumā manisar” (“küçük büyük kişiler”) diye bir terimle karşılaşırlar. Bhaṭṭar, “Aynı kişinin hem küçük hem de büyük olması birbiriyle çelişen bir durum değil midir?” diye sorar. Buna cevaben Āḻvān; Mudaliyāṇḍān, Aruḷāḷa Perumāḷ Emperumānār ve diğerleri gibi bazı Śrīvaiṣṇava’ların fiziksel boy olarak küçük fakat kalben ve aklen çok yüce olduklarını açıklar. Bhaṭṭar bu mantıklı cevapla tatmin olur.

Büyüdükten sonra Bhaṭṭar sampradāya’mızın darśana pravartakar’ı (öncüsü) olur. Kendisi aşırı alçakgönüllülük, cömertlik gibi birçok erdemlere sahip olmakla birlikte Aruḷiceyal’ın (Divya Prabandham’ların) anlamlarını derinden tecrübe eden büyük bir rasikar’dı. Birçok vyākhyānam’da (tefsir) Nampiḷḷai ve diğer Ācārya’lar Bhaṭṭar’ın fikrini en iyi bakış açısı diye alıntılarlar.

Aynı zamanda Āḻvān gibi Bhaṭṭar da Tiruvāymoḻi ve Tiruvāymoḻi’nin derin anlamlarına dalan biriydi. Vyākhyānam’larda bunu gösteren birçok olaydan bahsedilir. Āḻvār’ın Parāṅkuśa Nāyakī havasında söylediği pāsuram’lar konuşulduğunda Bhaṭṭar hep, “Kimse şu an (bu pāsuram’ları söylediğinde) Āḻvār’ın aklında neler olup bittiğini anlayamaz,” derdi.

Bhaṭṭar’ın tevazusunu, yüce gönüllülüğünü, dehasını ve diğer özelliklerini gösteren birçok olay vardır. Maṇavāḷa Māmunigaḷ Yatirāja Viṃśati eserinde Bhaṭṭar’ın alçakgönüllülüğünü yüceltip onu Āḷavandār ve Āḻvān’ınkiyle karşılaştırır. Aslında vyākhyānam’lar boydan boya Bhaṭṭar’ın hikayeleri ve buyruklarıyla süslüdür.

  • Śrīraṅgarāja Stōtram eserinde bir olayın bahsi geçer. Bir gün bir köpek Periya Kōyil’e girer. Bundan dolayı arcaka’lar (rahipler) laghu samprōkṣaṇam’da bulunurlar (arındırma amaçlı bir ritüel yaparlar). Bunu duyunca Bhaṭṭar Periya Perumāḷ’a koşar ve O’na, “Ey Tanrı’m! Eğer tapınağına bir köpek girdiği için arınma töreninden geçmen gerekiyorsa, köpekten bile aşağı olan ben Senin tapınağına her gün giriyorum diye kaç büyük arınma töreninden daha geçmen gerekir?” diye sorar. Onun alçakgönüllülüğü o kadardı ki, büyük bir alim olmasına rağmen kendini bir köpekten daha aşağı görürdü. Kendisi aynı Śrīraṅgarāja Stōtram eserinde Śrīraṅgam’ın sokaklarında bir köpek olarak doğmayı (iyi karma’larla elde edilen üstün bir gezegen) Dēvalōkam’da bir Dēva olarak doğmaya tercih ettiğini söyler.
  • Bir sefer Namperumāḷ’ın başındaki bazı kaiṅkaryapara’lar (hizmetkarlar) kıskançlıklarından dolayı Bhaṭṭar’ı onun tarafına bakmadan azarlamaya başlarlar. Bunu duyan Bhaṭṭar onu kötüleyen kişiye mücevherlerini ve şalını sunar. Ona teşekkür edip, “Her Śrīvaiṣṇava iki şey yapmalıdır – Emperumān’ın görkemlerine övgüler yağdırmalı, kendi kusurlarına ise ağıt yakmalıdır. Ben, Emperumān’ın görkemlerinin övgüsüne dalıp kendi kusurlarıma ağıt yakma görevimi unutmuştum. Şimdi benim diğer görevimi yerine getirerek bana büyük bir iyilik yaptığınız için sizi sadece ödüllendirmeliyim.” der. İşte böyle yüce gönüllüydü.
  • Birtakım Śrīvaiṣṇava’lar Bhaṭṭar’ın kālakṣēpa gōṣṭhī’sine (kutsal metinler üzerine verdiği anlatılara) katılır. Bir keresinde Bhaṭṭar derse başlamadan śāstram (kutsal metinler) hakkında fazla detaylı bilgisi olmayan bir Śrīvaiṣṇava’nın gelmesini bekler. Anlatıya katılan diğer alimler neden onu beklediğini sorduklarında Bhaṭṭar, çünkü bir Śrīvaiṣṇava vidvān (alim) değilse bile Mutlak Hakikati bildiği, ve böylece saygıdeğer olduğu içindir, der. Bunu kanıtlamak için topluluktaki vidvān’lardan birine seslenip “Upāyam (yol, araç) nedir?” diye sorar. Ve ona seslenilen alim, “Śāstram’da bahsi geçen çok fazla upāyam vardır, karma, jñāna, bhakti yōga vs. gibi,” diye cevap verir. Bhaṭṭar, sonra da “Upēyam (amaç) nedir?” diye sorar. Ve alim, “Hedefler çoktur – aiśvaryam (maddi ilerleme kat etme), kaivalyam (dünyadan kurtulup izole halde ruhu tecrübe etme), kaiṅkaryam (Tanrı’ya hizmet etme) vs. gibi,” der. Bunun üzerine Bhaṭṭar, “Vidvān olduktan sonra bile hiçbir netliği yok,” der. Bekledikleri Śrīvaiṣṇava geldiğinde Bhaṭṭar ona aynı soruları sorar ve Svāmi kısaca, “Emperumān upāyam’dır, Emperumān upēyam’dır,” (Emperumān hem araç, hem de amaçtır) diye cevaplar. Bhaṭṭar da bir Śrīvaiṣṇava’nın tavrının aslında böyle olması gerektiğini, işte bu Svāmi böyle biri olduğu için onu beklediğini söyler. (Yani, asıl önemli olan ezberden bilgi değil Hakikati kalpten görüp yaşamaktır.)
  • Sōmāśiyāṇḍān, Bhaṭṭar’dan tiruvārādhana kramam (Tanrı’ya tapınma metodunu) öğrenmek istediğinde Bhaṭṭar ona son derece detaylı bir süreç gösterir. Bir seferinde Sōmāśiyāṇḍān Bhaṭṭar’ı ziyarete geldiğinde Bhaṭṭar tam prasādam’ını yemek üzereyken birden tiruvārādhanam’ını yapmadığını hatırlar. Tiruvārādhana Perumāḷ’ının (şahsi Mabutunun) getirilmesini ister ve O’na hazırladığı yiyecekleri sunar. Hemen sonrasında da prasādam yemeye başlar. Sōmāśiyāṇḍān neden ona ayrıntılı ve uzun bir tiruvārādhana gösterip kendisinin kısaca basit bir tiruvārādhana yaptığını sorar. Bhaṭṭar buna cevap olarak kendisine basit ve kısa süren bir tiruvārādhana’nın bile zor olduğunu, ama Sōmāśiyāṇḍān için detaylı ve uzun bir tiruvārādhana’nın bile yetersiz olduğunu söyler. (Yani, Bhaṭṭar tiruvārādhana’ya başladığı gibi Bhagavān’a olan bağlılığından dolayı derinden etkilenir, gözyaşlarına boğulup bayılmamak için kendini zor tutar. Sōmāśiyāṇḍān ise uzun ve teferruatlı sōma yajña ritüelini yapmaya alışkın olduğu için kısa bir tiruvārādhana ona yetersiz kalır.)
  • Bir keresinde Śrīraṅgam’daki uriyaḍi puṟappāḍu festivali esnasında Bhaṭṭar vēda pārāyaṇa (Vēda’ların okunduğu) gōṣṭhī’sini (topluluğunu) terk edip iḍaiyar (sığırtmaçlar) gōṣṭhī’sine katılır. Bunun sebebi ona sorulduğunda Emperumān’ın kaṭākṣam’ı (merhametli bakışı) o gün (bu festival aslında sığırtmaçlar için olduğundan) iḍaiyar’ların üzerinde olacağından onlara katıldığını, O’nun kaṭākṣam’ı neredeyse orada bulunmamız gerektiğini söyler.
  • Bir seferinde Anantāḻvān Bhaṭṭar’a Paramapadanāthan’ın (Bhagavān’ın en yüksek kat olan Vaikuṇṭha’daki formunun) iki kollu mu, yoksa dört kollu mu olduğunu sorar. Bhaṭṭar ise her ikisinin de doğru olabileceğini, eğer Bhagavān iki kolluysa Periya Perumāḷ gibi, dört kolluysa da Namperumāḷ gibi görüneceğini söyler.
  • Ammaṇiyāḻvān uzun bir yoldan gelip Bhaṭṭar’dan değerli tavsiyeler rica eder. Bhaṭṭar da Tiruvāymoḻi’nin “Neḍumāṟkaḍimaipadigam’ını ona açıklayıp Emperumān’ı (Tanrı’yı) bilmenin/fark etmenin birazcık yemek gibi olduğunu, bhāgavata’ları (O’nun hizmetkarlarını) bilmenin/fark etmenin ise karnını tamamen doyurmak gibi olduğunu söyler.
  • Kralın biri Bhaṭṭar’ın görkemlerini duyduktan sonra onu yanına çağırıp maddi destekte bulunmayı teklif eder. Bhaṭṭar buna cevaben Namperumāḷ’ın O’na teslim olanları koruduğunu gösteren abhaya hastam’ı (eliyle gösterdiği işareti) aşağı inse bile kesinlikle O’ndan başka kimseye sığınmayacağını söyler.
  • Bir keresinde Amudanār, Kūrattāḻvān’la Ācārya-śiṣya bağına sahip olduğundan (Āḻvān’ın öz oğlu olan, böylece onunla kan bağına sahip) Bhaṭṭar’a kıyasla daha üstün olduğunu düşünür. Bhaṭṭar da buna dair, “Dediği şey çok doğru, fakat Amudanār’ın kendisi bunu söylememeliydi,” der.
  • Biri Bhaṭṭar’a, “Śrīvaiṣṇava’lar dēvāntaram’lara (En Yüksek Bhagavān’dan başka tanrılara) nasıl yaklaşmalıdır?” diye sorar. Bhaṭṭar sorunun kendisinin yanlış olduğunu, doğrusunun “Dēvāntaram’lar Śrīvaiṣṇava’lara nasıl yaklaşmalıdır?” olduğunu söyler. Bhaṭṭar, dēvāntaram’ların rajō/tamō guṇam (ihtiras ve karanlık modlarının) etkisi altındayken Śrīvaiṣṇava’ların sattva guṇam (iyilik, huzur) ile dolu olduğunu, bundan dolayı doğrusunun dēvāntaram’ların Śrīvaiṣṇava’lara itaatkar olması gerektiğini söyler. (Aynı olay Kūrattāḻvān’la ilişkili şekilde de anlatılır).
  • Bhaṭṭar’ın görkeminin sınırı yoktur. Büyük bir alim olan annesi bile onun śrīpāda tīrtham’ını (ayağını yıkamış suyu) Bhaṭṭar buna izin vermese de gizliden alırdı. Bunu neden yaptığı sorulduğunda, nasıl ki bir heykeltıraşın yaptığı heykel gereken ritüellerden vb. geçtikten sonra Emperumān’ın tirumēni’si (kutsal formu) olur, bundan sonra heykeltıraş tarafından da tapılmaya layık olursa; aynı şekilde Bhaṭṭar da onun oğlu olmasına rağmen üstün erdemleri ve bilgisinden dolayı tapılmaya layıktır.
  • Bir seferinde her şeye hükmeden, tüm varlıkların asıl Sahibi Emperumān’dan başka bir tanrıya adanan birinin kıyafeti istemsizce Bhaṭṭar’a dokunur. Büyük bir alim olmasına rağmen Bhaṭṭar, Bhagavān’dan başka bir tanrıya adanan biriyle bu kadar küçük bir temastan bile kötü etkilenir. Annesine gidip ne yapacağını sorar. Annesi ancak abrāhmaṇa (brāhmaṇa olmayan) bir Śrīvaiṣṇava’nın śrīpāda tīrtham’ını kabul etmekle bunun geçeceğini söyler. Bhaṭṭar böyle bir Śrīvaiṣṇava bulup ondan śrīpāda tīrtham’ını (ayaklarını yıkamış suyu) ister. Fakat o Śrīvaiṣṇava Bhaṭṭar’ın üstün konumuna bakıp bunu reddeder. Ama Bhaṭṭar ısrar edip onun śrīpāda tīrtham’ını kabul eder.
  • Bir seferinde Bhaṭṭar Kāvērī nehrinin yakınındaki bir maṇḍapam’da Bhagavān’a tiruvālavāṭṭam (yelpaze) ederek kaiṅkaryam’da bulunur. Güneş batmak üzere olduğu için Śrīvaiṣṇava’lar her brāhmaṇa’nın rutin olarak yapması zorunlu olduğu sandhyāvandanam ritüelini ona hatırlatırlar. Normalde sandhyāvandanam’ı ihmal etmek bir pāpa’dır (günah). Bhaṭṭar ise Emperumān’a şu an antaraṅga kaiṅkaryam (kişisel hizmet) yaptığı için Citragupta’nın (Yama’nın hizmetkarının) bunu pāpam olarak yazmayacağını söyler. Aḻagiya Maṇavāḷa Perumāḷ Nāyanār Ācārya Hṛdayam adlı eserinde bu ilkeyi “attāṇi cēvakattil potuvānatu naḻuvum” (அத்தாணிச் சேவகத்தில் பொதுவானது நழுவும்) diye açıklar. Tabii ki bu televizyon izleme, vs. sebebiyle nitya karma’ları (günlük yapılması gereken dini görevleri) ihmal etmek için bir bahane değildir. Sadece Bhagavān’a yapılan kaiṅkaryam bu üstün konumdadır.
  • Bir seferinde Adhyayana Utsavam (Bhagavān’a Divya Prabandham’ların okunmaya başlandığı festival) esnasında Āṇḍāḷ Ammaṅgār Bhaṭṭar’a dvādaśī orucunun pāraṇam’ını (oruç bozma saatini) hatırlatır. Bhaṭṭar ise, “Periya Utsavam (Bhagavān’ın büyük kutlaması) esnasında Ēkādaśī/Dvādaśī’yi hatırlamak bile mümkün müdür?” diye cevap verir. Bunun anlamı, Bhagavad Anubhavam (Tanrı’yla ilgili gerçekleşenler) varken yemek hakkında hiç düşünmememiz gerektiğidir. (Birçok kişi bu olayı çarpıtarak hepimize aslında zorunlu olan Ēkādaśī orucunu tutmasak da olur derler – bu yanlıştır.)
  • Bir seferinde Bhaṭṭar müritlerine bu bedene ve süslerine olan bağlılıktan vazgeçmeleri gerektiğini buyurur. Ama ertesi gün üzerine güzel ipek giysiler giyip süslenir. Müritleri buyrukları ve davranışları arasındaki çelişkiyi sorduklarında Bhaṭṭar bu bedeni Emperumān’ın bir kōyilāḻvār-vāsasthalam’ı (kutsal evi) olarak düşündüğünü söyler. Yani nasıl ki Emperumān’ın geçici olarak ikamet ettiği bir çardağı vs. güzelce süslüyorsak (ve bu o çardak için değil Emperumān içinse), eğer o adhyavasāyam’ı (güçlü inancı) geliştirdiysek bedene de aynı gözle bakıp süsleyebiliriz.
  • Kūrattāḻvān’ın bir śiṣya’sı olan yerel kral Vīrasundara Brahmarāyan bir sur inşa etmek istediğinde Piḷḷai Piḷḷai Āḻvān diye bir Śrīvaiṣṇava’nın tirumāḷigai’sini (kutsal evini) bu süreçte harap etmeye karar verir. Bhaṭṭar ondan bunu yapmamasını ister, fakat kral onun sözünü dinlemez. Bunun üzerine Bhaṭṭar Śrīraṅgam’ı terk edip Tirukkōṣṭiyūr’a gider ve bir süre orada yaşar. O günlerde Bhaṭṭar Śrīraṅganāthan’dan ayrı kalmaya dayanamayıp üzüntüye boğulur. Kral öldükten sonra Bhaṭṭar sonunda Śrīraṅgam’a döner ve yoldayken Śrīraṅgarāja Stavam eserini dizelere döker.
  • Bir seferinde Bhaṭṭar birtakım vidvānı münazarada yener. Buna rağmen tekrardan onu bilgisiz göstermek amacıyla bir kabın içine yılan saklayıp üstünü kapatırlar, sonra da kabın içinde ne olduğunu sorarlar. Bhaṭṭar üstün anlayışıyla kapta bir yılan olduğunu anlar, ama “Kapta bir şemsiye var,” der. Bunun üzerine alaycı bir şekilde gülüp Bhaṭṭar’ı yakaladıklarını düşünürler. Kabı açıp yılanı gösterirler ve “Bu şemsiye midir?” diye sorarlar. Bhaṭṭar da, “Değil midir? Poigai Āḻvār ‘cenṟāl kuḍaiyām‘ diye söylememiş midir?” diye cevap verir. Āḻvār, bu pāsuram’da yılan formunda olan Tanrı’ının hizmetkarı Ananta Śēṣa’yı sürekli kafalarıyla Bhagavān’a gölge yaptığı için “şemsiye” diye tanımlamıştır. Bhaṭṭar’ın eşsiz dehasını anlayan vidvān’lar onu saygıyla methedip giderler.

İşte Bhaṭṭar’ın hayatında böyle tadından doyum olmayan, dinlemesi bize bilgi ve erdem katan sayısız olay vardır.

Bhaṭṭar annesi Tanrıça Śrīraṅga Nācciyār’a çok bağlıdır. O’na Periya Perumāḷ’dan bile daha bağlıdır. Bir seferinde Namperumāḷ, Bhaṭṭar O’na aynı Śrīraṅga Nācciyār’a taptığı gibi tapsın diye Nācciyār tirukkōlam’ına bürünür (Tanrıça Raṅganāyakī gibi giyinir). Bhaṭṭar her şeyin doğru olduğunu, fakat gözlerinden Śrīraṅga Nācciyār’ın merhametinin (karuṇā) eksik olduğunu, bundan dolayı farklarını anladığını söyler. Bu olay aynı zamanda Hanumān’ın nasıl Rāma ile Sītā’yı karşılaştırdığını ve sonunda Sītā’nın asitēkṣaṇā (güzel gözlere sahip) olduğunu, onun gözlerinin Rāma Emperumān’ınkileri bile aştığını söylemesini hatırlatıyor. Śrīguṇaratnakōśam eserinde Bhaṭṭar Śrīraṅga Nācciyār’a olan eşsiz adanmışlığını/bağlılığını dizelere dökmüştür.

Bhaṭṭar anlaşılması zor olan birçok pāsuram’a benzersiz açıklamalar getirmiştir. Bunların birkaçını ele alalım: 

  • Periya Tirumoḻi (7.1.1) “karavā maḍanāgupāsuram’ına dair Piḷḷai Amudanār bu pāsuram’da Āḻvār’ın ineğe, Emperumān’ın ise inek yavrusuna benzetildiğini söyler – nasıl ki bir inek yavrusuna hasret duyarsa Āḻvār da aynı şekilde Emperumān’a hasrettir. Fakat Bhaṭṭar farklı bir fikirde olup pūrvācārya’ların da takdir ettiği daha üstün bir bakış açısı sunar. “Karavā maḍanāgu tan kanṟu” sözlerinin birlikte okunması gerektiğini, yani “inek yavrusunun annesine hasret olması” diye anlaşılmasının doğrusu olduğunu, Āḻvār’ın Emperumān’a bu şekilde özlem duyduğunu söyler.
  • Periya Tirumoḻi 4.4.6 vyākhyānam’ında Appān Tiruvaḻundūr Araiyar ve diğer Śrīvaiṣṇava’ların bu pāsuram’ı anlamak için Bhaṭṭar’a gittikleri anlatılmıştır. Bhaṭṭar bunun üzerine onlardan bu pāsuram’ı okumalarını ister ve çabucak Āḻvār’ın bu pāsuram’da Rāvaṇa olarak konuştuğunu işaret eder. Bhaṭṭar burada Rāvaṇa’nın (kibirinden) şöyle dediğini açıklar: “Ben üç cihanın da şahıyım, ama sıradan bir insanoğlu kendini üstün bir cengaver sanıp karşıma çıkıyor.” – ama Emperumān sonunda Rāvaṇa’yı kolayca alt eder.

Bhaṭṭar’ın yaşamının en önemli noktalarından biri Nañjīyar’la münazara yapıp onu sampradāya’mıza katmak için Tirunārāyaṇapuram’a gitmesidir. Nañjīyar’ın reforme edilmesi Emperumānār’ın kutsal emriydi. Bhaṭṭar Mādhavācāryar (Nañjīyar’ın önceki adı) ile siddhāntam (felsefi Hakikat) üzerine münazara yapmak için Tirunārāyaṇapuram’a kadar büyük bir Śrīvaiṣṇava topluluğu eşliğinde tahtırevan üzerinde gider. Bhaṭṭar yoldayken durdurulur ve ona böyle görkemli bir şekilde giderse Mādhavācāryar’ın müritlerinin onu durduracağını ve onunla buluşmasını engelleyeceğini söylerler. Bunun üzerine o da üzerine basit bir kıyafet giyip tek başına Mādhavācāryar’ın yaşadığı ve öğrettiği yerin tadīyārādhana kūṭam’ına (salonuna) gider. Orada hiçbir şey yemeden bir süre bekler, Mādhavācāryar da bunu görür. Ona yaklaşıp neden bir şey yemediğini ve ne istediğini sorar. Bhaṭṭar onunla münazara yapmak istediğini söyler. Mādhavācāryar önceden Bhaṭṭar’ı duyduğu için gelen kişinin doğrudan o olduğunu anlar (çünkü Bhaṭṭar’dan başka kimse ona meydan okumaya cesaret edemez). Akabinde münazara başlar. Bhaṭṭar ilk Tiruneḍuntāṇḍakam eseri aracılığıyla Emperumān Nārāyaṇa’nın en üstün varlık olduğunu kanıtlar ve sonrasında śāstram’ın tüm anlamlarını teker teker açıklamaya başlar. Mādhavācāryar bunun üzerine kaybettiğini kabul eder ve Bhaṭṭar’ın nilüfer ayaklarına kapanıp onu Ācāryan’ı olarak kabul eder. Bhaṭṭar ona Aruḷiceyal (Divya Prabandham) öğrenmesini buyurur ve ona sampradāya artham’larını (ilkelerini) açıklar. Sonra da ondan müsaade ister ve Śrīraṅgam’a Adhyayana Utsavam’dan bir gün önce döner.

Śrīraṅgam’da Bhaṭṭar’ı karşılamak için ihtişamlı bir tören düzenlenir. Bhaṭṭar Periya Perumāḷ’ın huzuruna çıkıp tüm gerçekleşenleri anlatır. Periya Perumāḷ çok memnun olup Bhaṭṭar’dan ona Tiruneḍuntāṇḍakam’ı okumasını ister. Bu olayın üzerine Adhyayana Utsavam festivalinin diğer Divyadēśam’lardan farklı olarak Śrīraṅgam’da Tiruneḍuntāṇḍakam’ın okunmasıyla başlanması bir gelenek haline gelir.

Bhaṭṭar, Rahasya Trayam’ı grantham (metin) halinde aktaran ilk Ācārya’dır. Aṣṭaślōkī’si Rahasya Trayam’ın (Tirumantram, Dvayam ve Carama Ślōkam) anlamlarını sadece sekiz ślōka’da ustaca dizelere döktüğü bir şaheseridir. Śrīraṅgarāja Stavam eserinde anlaması zor olan birçok śāstra artham’ları basit ślōka halinde açıklamıştır. Viṣṇusahasranāma Vyākhyānam’ında (tefsirinde) her tirunāmam’ın (kutsal ismin) Emperumān’ın belli bir guṇam’ıyla (niteliğiyle) ilişkili olduğunu göstermiştir – her açıklaması ayrı bir güzelliğe sahiptir Eşi benzeri olmayan Śrīguṇaratnakōśam eserini ise Śrīraṅga Nācciyār’a adamıştır.

Bhaṭṭar, 100 yıldan fazla yaşayan diğer pūrvācārya’larımızın çoğuna kıyasla genç bir yaşta saṃsāram’dan ayrılmıştır. Eğer ki birkaç yıl daha yaşasaydı (Emperumān’a ulaşmak için duyduğu sonsuz arzudan) buradan Paramapadam’a kadar giden bir merdivenin inşasına koyulacağı söylenir. Bhaṭṭar, Nañjīyar’a Tiruvāymoḻi’ye bir vyākhyānam yazmasını buyurur ve onu darśana pravartakar’ımız (sampradāya’mızın lideri) ilan eder.

Bir seferinde Bhaṭṭar Periya Perumāḷ’ın huzurunda birkaç pāsuram okuyup anlamlarını açıklar. Periya Perumāḷ (Tanrı’nın Kendisi) derin bir memnuniyet duyup ona “Sana artık mōkṣam (saṃsāram’dan mutlak kurtuluş) verildi,” diye buyurur. Bhaṭṭar sevinçten kendinden geçer, ama eğer Paramapadam’da Namperumāḷ’ı göremezse Paramapadam’dan bir delik açıp geri Śrīraṅgam’a atlayacağını söyler. Annesinin yanına gidip olanları anlatır. Annesi oğlu mōkṣam’a ereceği için kendisinden bile mutludur. Bu dünyadan ayrılacağını bildiği halde mutlu olması, nasıl yaşamın gerçek amacının Emperumān’ın nilüfer ayaklarına hizmette bulunmak olduğunu derinden anladığını gösteriyor. Pūrvācārya’larımızın niṣṭhai’si (tavrı, duruşu) işte hep böyleydi – hepsi dünyevi bağlardan özgür, tüm varlıklara hükmeden Emperumān’a ise derinden bağlıydılar.

Bazı Śrīvaiṣṇava’lar Bhaṭṭar’a gidip: “Bunu neden kabul ettiniz?! Biz artık burada ne yapacağız? Bu saṃsāram’da daha doğru yola getirilmesi gereken çok jīvātmā var. Bunu kim yapacak?” diye sorarlar. Bhaṭṭar ise: “Ben bu saṃsāram’la uyumsuzum. Nasıl ki süzülmüş tereyağı bir köpeğin midesine uymazsa, ben de bu saṃsāram’a uymam,” diye cevap verir.

Bhaṭṭar tüm Śrīvaiṣṇava’ları tirumāḷigai’sine davet edip büyük bir tadīyārādhanam gerçekleştirir. Padmāsanam pozisyonunda oturup Tiruneḍuntāṇḍakam’ı okumaya başlar. Sonra yüzünde büyük bir gülümsemeyle kutsal bedenini terk edip En Yüksek Makam’a (Paramapadam’a) yükselir. Herkes ağlamaya başlar, ama sonunda carama kaiṅkaryam’lara (son törenlere) başlarlar. Saygıdeğer annesi Āṇḍāḷ Ammaṅgār Bhaṭṭar’ın carama tirumēni’sini (kutsal bedeninin son halini) mutlulukla kucaklayıp görkemli bir şekilde uğurlar.

Bhaṭṭar’ın yaşamı bir taşı bile eritecek kadar saftır. Onun nilüfer ayaklarında dua edelim ki biz de aynı şekilde Emperumān ve Ācāryan’a bağlı olalım.

Bhaṭṭar’ın Taniyan’ı:

śrī parāśara-bhaṭṭārya
śrīraṅgēśa-purōhitaḥ

śrīvatsāṅka-sutaḥ śrīmān
śrēyasē mēstu bhūyasē

“Śrī Raṅganātha’nın rahibi, Kūrattāḻvāṉ’ın kutsal evladı, tüm erdemlere sahip saygıdeğer Parāśara Bhaṭṭar bana hayırlı olanı (Bhagavān’a ve O’nun hizmetkarlarına hizmeti) bahşetsin.”

Bir sonraki yazımızda Nañjīyar’ın vaibhavam’ını göreceğiz.

orijinali Sri Sarathy Svami’nin lütfudur: https://acharyas.koyil.org/index.php/2012/09/11/parasara-bhattar-english/

adiyen raghava ramanuja dasan

Kaynaklar: 6000-padi Guru Paramparā Prabhāvam, Periya Tirumudi Adaivu, Vyākhyānam’lar

Prameyam (hedefimiz) – https://koyil.org
Pramāṇam (kutsal metinlerimiz) – http://granthams.koyil.org
Pramāthā (hocalarımız) – https://acharyas.koyil.org
Śrīvaiṣṇava eğitim/çocuk portalı – http://pillai.koyil.org